Bir ajansın otuz müşteri sitesi varsa ve bunları manuel olarak kontrol ediyorsa, matematik onu bir yere götürür: otuz siteyi haftada beş gün açmak ayda altı yüz açılış demektir. Bu altı yüz açılışın hiçbiri kayıt altında değildir, hiçbiri karşılaştırılmaz ve hiçbiri kanıt üretmez. Altı yüz açılış, altı yüz anlık izlenimdir.
Sonuç şudur: kontrol eden kişi o gün o siteye bakmamışsa, olmuş bir şey fark edilmez. Müşteri fark eder.
Bu yazıda toplu site izlemeyi nasıl kuracağınızı anlatıyorum: neyin gerçekten izlenmesi gerektiği, ölçeklenen yöntemin nasıl göründüğü ve bir araç seçerken hangi kriterlere bakmanız gerektiği.
"İzlemek" ne demek, tam olarak?
Çoğu ajans için izleme, arada bir açıp "hâlâ çalışıyor mu" diye bakmak. Bu bir izleme değil, ziyaret. Fark şurada:
Ziyaret tek bir anın gözlemidir. Bu an sayfanın yüklenmiş olduğunu gösterir. Gösterdiği tek şey budur.
İzleme iki an arasındaki farktır. Dün böyleydi, bugün böyle, fark şu. Tek bir anla ilgili olan soru "site çalışıyor mu" değil, "değişen ne oldu".
Bu ayrımın pratik sonucu şu: açılışta gözden kaçan şey genellikle "site açılmıyor" değildir. Site açılır. Bozulan şey, sayfanın bir yeridir.
Müşteri sitelerinde gerçekte ne bozulur?
Yıllar içinde tekrar tekrar karşılaşılan bozulmalar:
İçerik kayması. Bir CMS güncellemesi, blog listesindeki özet metni, kahraman görselinin yüksekliğini veya menü sırasını değiştirir. Site çalışır. Sadece artık istediğiniz gibi görünmez.
Kayıt akışının kırılması. Form görünür, alanlar doluyor, gönder düğmesi yanıt vermiyor. Kullanıcı bunu "site bozuk" diye yorumlar ve rakibe yazar. Sitenin çalıştığını gösterge paneli de söyleyebilir.
Fiyat veya metin hatası. Fiyat sayfasındaki rakam yanlış, "Kredi kartı gerekmez" yazısı gitmiş, iletişim numarası değişmiş. Görünür, ama fark edilmez.
Kırık görsel ve bağlantılar. Reklam banner'ı yüklenmiyor, PDF indirilemiyor, bir telefon numarası tıklanamıyor.
Sunucu kaynaklı sorunlar. Belirli bir sayfa yavaşlıyor, form gönderimi zaman aşımına uğruyor, hata sayfası dönüyor.
Bu liste, ajans müşterilerinin sitelerinde en sık rastlanan bozulmalardan oluşuyor. Ortak özellikleri şu: hiçbiri "site açılmıyor" değil. Hepsi çalışan bir sitede, görünmeyen bir yerde oluyor. İnsan gözü bunları yakalamaz — çünkü tıklamadığınız sayfaları kimse görmez.
Ölçeklenen yöntem
Manuel takip, ölçeklenmediği için başarısız olmuyor; fark edilmeden terk ediliyor. Ölçekleyen yöntemin üç parçası var:
1. Her site için "neye bakılacak" listesi olsun. Her müşteri için kritik sayfaları tanımlayın: ana sayfa, fiyat, iletişim, kayıt, ödeme adımları. Bu liste müşteriyle birlikte belirlenmeli — siz neyi kritik sayıyorsanız o değil, müşteri neyi kritik sayıyorsa o. Aradaki fark, "izleme" ile "sinir bozucu bildirim" arasındaki farktır.
2. Karşılaştırma yapılsın, gözlem değil. Aynı sayfanın iki hâli karşılaştırılmalı: neyin değiştiği hesaplanmalı. Bu, görsel regresyon testinin yaptığı işin dışarıdan yapılan hâlidir — aynı karşılaştırma, ama referans görüntüyü siz tutuyorsunuz.
3. Bildirim tek kanaldan gelsin. Her değişiklik için ayrı e-posta gönderilirse, üç ay sonra kimse açmaz. Önce filtreleyin, sonra bildirin. Bu, alarm yorgunluğu yazısının konusu ama burada daha da önemli: 30 siteden gelen bildirimleri okuyamıyorsanız izleme sistemi çalışmıyor demektir.
Beyaz etiket: ajansın asıl farkı
Kendi müşterinize kendi markanızla rapor göndermek, kendi adınızla göndermekten farklıdır. Rapor "Crawlens tarafından tespit edildi" diye gelirse, değer aktarımı yapmış olursunuz. Müşteriniz kendi adını görmeli.
Bu, ajans için iki nedenle önemli:
- Müşteri, hizmeti sizden aldığını görür. Aracın adını görmesi, aradaki ilişkiyi zayıflatır.
- Rapor, ajansınızın hizmet çıktısı hâline gelir. Fiyat gerekçesi olur.
Pratikte bu şu demek: rapor çıktısında ürün adı geçmemeli, kendi logonuz geçmeli. Bir araç seçerken bunu sorun; çoğu araç bunu ücretli bir özellik olarak sunar, bazıları hiç sunmaz.
Araç seçerken bakılacak kriterler
Site sayısı sınırı gerçek mi? "Sınırsız" yazan araçlar genellikle tarama sıklığını veya kanıt geçmişini sınırlar. Portföyünüz 40 siteyse ve araç 25 site diyorsa, ilk 25'i izler, kalan 15'i atlanır — ve bu genellikle fark edilmez.
Kanıt geçmişi ne kadar? Müşteri "geçen ay şöyleydi" dediğinde yanıt verebilmeli olmanız gerekir. Kısa bir geçmiş, tartışmayı kaybettirir.
Rapor beyaz etiket mi? Yukarıda anlatıldı.
Bildirim filtrelenebiliyor mi? Her fark için bildirim geliyorsa, sistem kullanılamaz. Filtreleme şart.
Kanıt çıktısı müşteriye gösterilebilir mi? "Değişiklik tespit edildi" bir teselli değildir. Ekran görüntüsü ve "şu değişti" cümlesi gerekir.
Müşteriye ne veriyorsunuz? Bir ajans olarak en değerli çıktı, müşterinin "bunu ben yapmadım, bir şey değişmiş" diyebildiği andır. Bu da ancak geçmişe dönük kanıt varsa mümkündür.
Nereden başlanır
Mükemmel kurulum, hiç kurulmamış kurulumdan iyidir. Bu yüzden:
- En büyük üç müşterinizle başlayın. Portföyün tamamıyla değil. Bu üçünde gerçekten neyin kritik olduğunu görün.
- Her biri için beş sayfa tanımlayın. Ana sayfa, fiyat, iletişim, kayıt, iletişim formu. Fazlası gürültü.
- İki hafta boyunca hiçbir şeye müdahale etmeyin. Bu süre, neyin gerçekten gerçekten değiştiğini görmek için gerekiyor. Müdahale ederseniz hangi bildirimin değerli olduğunu öğrenemezsiniz.
- Sonra müşteriye gösterin. İlk raporu müşterinize gönderin. Bu, aracın en zor kısmıdır ve pazarlıktan daha çok işe yarar.
Fiyat ve plan karşılaştırması için fiyatlandırma sayfasına bakabilirsiniz. Kurulum adımları teknik dokümanlarda.
Sıradaki okuma
-
Görsel regresyon testi nedir? — karşılaştırmanın nasıl çalıştığı
-
Alarm yorgunluğu nedir? — bildirimlerin neden okunmaz hale geldiği
-
Görsel bir hatanın işletme maliyeti — sessiz kalan bir kırılmanın bedeli